Paris'teki bir merdiven basamağı

 Sevgili kimse, 

Uzun zamandır hiçbir şey yazmamıştım. Galiba kendimi neredeyse sadece kötü hissettiğimde yazdığımı kale alırsak, uzun zamandır yazmamış olmam güzel bir şey sanırım. Bu yazıyı yazarken şu an gerçekten kimse yokmuş gibi hissediyorum diyebilirim neredeyse. Yalan söyledim, aslında öyle hissetmiyorum. Hislerimi anlamakta cidden çok zorlanıyorum son zamanlarda. Beni ne sinirlendiriyor, neyi umursuyorum bilemiyorum. Yoruldum galiba sadece. Her şey olabilir. 

Son zamanlarda yeterince takdir edilmediğimi fark ettim. Takdir edilmekten çok kendimi bir basamak gibi hissediyorum. Etrafımdakiler üstüme basarak yukarı kolayca çıkıyorlar öte yandansa ben hep çiğnenen ve olduğu yerde kalan oluyorum. Son zamanlarda kararsızlığımın beni ne kadar kötü etkilediğini fark ettim. Hayatım boyunca bu başıma geldi : benim veremediğim kararları başkaları verdiği için kıskandım ,içime attım, ezildim, geride kaldım. Çoğu şeyi erteledim, ve ertelediğim çoğu şeyden de pişmanım. Etrafımdaki insanlara her zaman ne yaptıysam haber verdim, yardımcı oldum ama onlardan aslında hiçbir zaman bunu görmedim. Aksine söylediğim şeyleri bana haber vermeden kendileri yaptılar, sanki varlığım ve düşüncelerim önemsizmiş gibi. 

Herkes benim soğuk biri olduğumu, sinirli olduğumu, sert olduğumu söylüyor ve ben sevgi sözcükleri kullanmamamın, fiziksel temastan kaçınmamın neden direk soğukluğa vurulduğunu anlamıyorum. İnsanlara verdiğim değeri onlarla geçirdiğim zamanla, onlar için yaptıklarımla, paylaştıklarımla gösterebileceğimi sanıyorum. Ama bu neredeyse hiçbir zaman takdir edilmiyor. İnsanların hayatlarında benim sayemde olan şeyler sanki benim katkım olmadan olmuş gibi , onlar başından beri bunu hak ediyorlarmış gibi ve sanki ben bunu yapmak zorundaymışım gibi oluyor. Benim yaptıklarım zaten yapılması gereken şeylerse, onlar neden bunu hiç benim için yapmıyor? Annemi anlamazdım, hatta kızardım ama elma ağacın dibine düşermiş. Annemin yaptığı hataların, beni uyardığı her şeyi tek tek yapıyorum. Sanırım annemi anlamak için anne olmaya kadar beklememe gerek yokmuş. İnsanların bana değer verdiklerini biliyorum, sadece neredeyse kimsenin benim onlar için yaptıklarımı yaptıklarını ya da yapacaklarını düşünmüyorum. İnsanlar gerçekten bencil, herkes öyle ve sanki bencil olmaya hakkı olmayan tek kişi benim. Herkesin bencilliği hoş karşılanırken benimki her zaman bir sorun çıkarıyor. Kalbimi söküp atıp, değer vermeyi kesmek, insanları bir çırpıda silebilmek istiyorum. Çırpınarak sahip olduğum şeyleri insanlara kendi elimle veriyorum. İçimdeki bir şeyler gerçekten kırık. 


Yorumlar

Popüler Yayınlar